Birisi Beni Engellerse Telefon Çalar Mı? Bir Hikâye
O Anı Hatırlıyorum
Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarından biriydi. Dışarıda kar yağarken, içim kıpır kıpırdı. Saat, gece on bire geliyordu ve evde yalnızdım. Telefonumda yeni gelen mesajları kontrol ediyordum, ama bir yandan da düşüncelerim kafamın içinde dolaşıyordu. O an, “Birisi beni engellerse telefon çalar mı?” diye düşündüm. Duygusal karmaşaya girmiştim, çünkü o kişiyle olan her şey bir anda değişebilirdi. Karşımdaki insanın beni engellemesi, bütün iletişimi sonlandırması demekti. Ama telefonum çalar mıydı, yoksa sessizliğe gömülür müydü?
Ona olan hislerimden bahsediyorum, ama bu, sadece bir duygu değil. Bu, bir arayış, bir umut, bir belirsizlikti. Bir süredir aramızda bir şeyler değişmişti. Biraz mesafelenmişti, biraz uzaklaşmıştı. Ben de bunun farkındaydım. Ama her şey bir mesajla bitmişti. Bir mesaj, bir telefon görüşmesi… ve belki de bir engelleme. Ama o an, sadece telefonumun sesiyle her şeyin değişeceğini düşündüm.
Telefon Çalmadı, Ama Benim İçim Çaldı
O gece, telefonum sessizdi. Bir mesaj gelmedi. Bir bildirim almadım. O sessizlik… İçimdeki sesler o kadar gürültülüydü ki, telefonumun çalmaması, beni biraz daha yalnızlaştırmıştı. Hani bazen insanın kendisini anlatmaya çalıştığı ama kelimelerin yeterli olmadığı zamanlar olur ya, işte o an öyle hissettim. O kadar çok şey birikti içimde, ama kelimeler bir türlü doğru zamanlamayla gelmiyordu.
Telefonumda bir tek Whatsapp’ı kontrol ediyorum. Gönderdiğim mesajı görmek, onun cevabını görmek… ama hiçbir şey yoktu. Bir ihtimal vardı hala. Belki engellenmemiştim, belki sadece görünmüyordu. Ama içimdeki düşünceler, beni daha da fazla zorlamaya başlamıştı. O kadar belirsiz bir duyguydu ki. İçimde bir kaybolmuşluk vardı, bir umut kırıklığı vardı ama aynı zamanda da bir bekleyiş.
Birisi beni engellerse telefon çalar mı? sorusunu o an düşünüyordum. Eğer engellendiysem, o telefonun çalmadığını bilecek miydim? Belki de telefonum çaldı ama ben fark etmedim. Belki de telefonumun sadece sessizde olduğunu düşündüm. Ama böyle bir şeyin mümkün olduğunu, ya da olmaması gerektiğini o an çok net hissettim.
Bir Arayış, Bir Hüzün
Bir süre sonra telefonumda gelen sesleri duymaya başladım. Fakat bunlar beklediğim sesler değildi. Beni aramayanlardan, mesaj atmayı seçmeyenlerden geliyordu. Oysa o an, sadece birinin beni hatırlaması, sadece bir sesin bana doğru gelmesi gerekiyordu. Duygusal bir boşluk vardı içimde. Sadece bir mesaj, bir ses kaydı, bir “merhaba” bile beni rahatlatabilirdi.
“Beni engelledi mi?” sorusu kafamda tekrar dönmeye başlamıştı. O kadar çok şey birikti, o kadar çok yanıtlanmamış soru vardı ki. Bunu sorgularken, aslında kalbimde başka bir şeyin farkına varıyordum. Onunla yaşadığım her an, birlikte olduğum her an, bir o kadar değerliydi. Ama telefonumda gelen her bildirimde, içimdeki boşluk bir adım daha büyüyordu.
Telefon Çalmasa Da, İçim Çaldı
Gece ilerledikçe, telefonum hâlâ çalmıyordu. Birkaç kez ekranıma baktım ama sonuç hep aynıydı: Sessizlik. O an, telefonun çalmaması beni boğuyordu, ama bir şekilde ruhum çalmaya başlamıştı. Sanki kalbim, içimdeki düşüncelerim, hepsi bir anda orada devreye girmişti. Bir engelleme olasılığı bile, bir anda düşüncelerimi karıştırmış, huzurumu kaybetmeme yol açmıştı. İçimde beliren o kaybolmuşluk, yalnızlık, ve ya belki de hüzün, hiç geçmeyecek gibi hissettiriyordu.
Birisi beni engellerse telefon çalar mı? diye sormak, aslında biraz da geleceği sorgulamaktı. Eğer biri gerçekten sizi engellerse, o zaman geçmişteki güzel anların bir anda silinip gitmesine tanık olursunuz. Ama belki de engellenmeden önce bile, içimde bir şeylerin kopmuş olduğunu hissetmiştim. Gerçek şu ki, bazen insanlar sadece sessizce uzaklaşır, ama bir telefonun çalmadığı o anın verdiği hüzün, her şeyin bittiğini hissettirebilir.
Bir Bekleyişin Ardında
Gece ilerledikçe bir şey fark ettim: Aslında telefonumun çalmaması, bir anlamda özgürlük gibiydi. Engellenmiş olsam bile, belki de her şeyin bitmesi gerekiyordu. Telefonumun sessizliği, aslında bana bir şeyleri kabul ettiriyordu. Ama o an yine de bir umut vardı. Belki de bir gün, o telefon bir sesle çalar ve belki de her şey düzelir diye düşündüm. Ama o gece, sadece kendi yalnızlığım ve içimdeki kararsızlıkla kaldım.
Ve sabah olduğunda, telefonum hâlâ çalmamıştı. Ama içimdeki duygular, yavaş yavaş bir adım daha atarak, her şeyin daha iyi olacağına inandırıyordu beni. Biri beni engellemiş olsa da, içimdeki umut hep vardı. Bazen, insanlar sessizliğe gömülse de, biz kendi içimizde bir şekilde gürültü yapabiliyoruz.