Kurtga Ne Demek? Dil, İktidar ve Toplumsal Düzenin Görünmeyen Çatışmaları Bir siyaset bilimci için kelimeler yalnızca dilin araçları değil, iktidarın ve toplumsal düzenin taşıyıcılarıdır. “Kurtga ne demek?” sorusu ilk bakışta basit bir dilbilimsel merak gibi görünse de, aslında kurumların, ideolojilerin ve vatandaşlık anlayışının nasıl şekillendiğini tartışmaya açar. Bir kelimenin anlamı, kökeni ve kullanım biçimi, toplumların kendilerini nasıl tanımladığını, kimleri içeri aldığını ve kimleri dışarıda bıraktığını gösterir. Bu yazıda “kurtga” kavramını, güç ilişkileri bağlamında çözümlemeye çalışacağız. Dil ve İktidar: “Kurtga”nın Politik Çerçevesi Dildeki her kelime, belli bir tarihsel sürecin ve güç ilişkisinin ürünüdür. Kurtga kelimesi halk arasında kimi bölgelerde yabancı, sert…
2 YorumEtiket: bir
Göğsün Tam Ortasında Ağrı Neden Olur? Tarihten Günümüze Bir İnsanlık Hikâyesi Göğsün tam ortasında hissedilen ağrı, yalnızca bir tıbbi belirti değil, insanlığın tarih boyunca üzerinde düşündüğü, korktuğu ve anlam yüklediği bir deneyimdir. Kalp, göğsün merkezinde yer alır; bu yüzden bu bölgedeki ağrı, hem bedensel hem de duygusal bir uyarı olarak algılanmıştır. Antik çağlardan günümüze kadar göğüs ağrısı, ölümle yaşam arasındaki ince çizginin sembolü olmuştur. Hipokrat’tan modern tıbba kadar uzanan süreçte, göğüs ağrısı kimi zaman “kalbin çığlığı”, kimi zaman “ruh sıkışması” olarak tanımlandı. Bugün ise bilim, bu ağrının ardındaki nedenleri çok daha net açıklayabiliyor; fakat bu durum, onun taşıdığı varoluşsal anlamı…
2 YorumGönüller Yapmak Ne Demek? Felsefi Bir Derinlik Arayışı Bir Filozofun Bakışıyla Başlangıç “Gönüller yapmak” ifadesi, Türkçenin derin kültürel köklerinden gelen, yalnızca bir eylemi değil, bir varoluş biçimini de anlatır. Filozof gözüyle bakıldığında bu ifade, insanın ötekiyle olan ilişkisini, etik sorumluluğunu ve varlıkla kurduğu duygusal bağı temsil eder. Gönül, yalnızca kalbin duygusal yönü değil; insanın hakikate açılan penceresidir. Bu yüzden gönüller yapmak, aslında varoluşun anlamını yeniden inşa etmektir. Felsefi düzlemde “gönül”, hem bilmenin hem de sevmemenin birleştiği bir merkezdir. Bir gönül kazanmak, bilgiyle sevgiyi aynı potada eritmek demektir. Bu yüzden gönüller yapmak, yalnızca iyilik yapmak değildir; bilgece bir yönelimdir, insanın kendi…
2 YorumAkça İsmi Caiz mi? Bir İsimden Fazlası: Kimlik, Adalet ve Anlam Üzerine Bazen bir isim, yalnızca bir ses değil; bir hikâye, bir duruş, bir dünya görüşüdür. “Akça” da tam öyle bir isim. Son zamanlarda sıkça soruluyor: Akça ismi caiz mi? Ama bu soruyu sadece dini bir çerçevede değil, toplumsal, kültürel ve insani boyutlarıyla düşünmek gerek. Çünkü isimler, kimliğimizi şekillendirir, kim olduğumuzu dünyaya anlatır. Bu yazıda “caiz mi?” sorusundan çok daha fazlasını konuşacağız: Bir ismin insanı, toplumu ve değerleri nasıl yansıttığını… İsimlerin Gücü: Bir Sözcükten Kimliğe “Akça” kelimesi, Türkçede “beyaz, saf, temiz” anlamına gelir. Dini açıdan bakıldığında, anlamında kötü bir çağrışım…
2 YorumGlobal Ne Demek, Ne Anlama Gelir? Ekonomik Bir Perspektif Kaynakların sınırlı, ihtiyaçların ise sınırsız olduğu bir dünyada yaşadığımızı her ekonomist bilir. Bu gerçek, yalnızca bireylerin değil, toplumların ve ulusların da kararlarını şekillendirir. Her seçim bir maliyeti beraberinde getirir. İşte bu noktada “global” kavramı, yani dünyanın bütününü kapsayan ortak ilişkiler ağı, ekonomik kararların hem etkileyicisi hem de sonucu olarak karşımıza çıkar. Küreselleşen bir dünyada, herhangi bir ülkenin ekonomik tercihi artık sadece kendisini değil, tüm insanlığı ilgilendirir. Global Kavramının Ekonomi Açısından Tanımı Global, en basit haliyle küresel ölçekte geçerli olan, ulusal sınırları aşan, dünyanın tamamına yayılan süreçleri ifade eder. Ekonomi açısından bakıldığında…
2 YorumGevşeme Egzersizleri: Psikolojik Bir Derinlik Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Psikolojinin incelikli dünyasında, insan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, her gün yeni bir keşif yapıyorum. Her bir duygu, düşünce ve davranış, beynin karmaşık işleyişinin bir yansımasıdır. Ancak son yıllarda fark ettiğim bir olgu var: İnsanların, dış dünyadan gelen stresle başa çıkmak için geliştirdikleri savunma mekanizmaları çoğu zaman yetersiz kalıyor. Bu noktada, gevşeme egzersizleri devreye giriyor. Zihinsel ve duygusal rahatlama sağlayan bu egzersizler, sadece bedensel gevşemeyi değil, aynı zamanda psikolojik iyileşmeyi de hedefliyor. Peki, gevşeme egzersizleri nedir? Gerçekten etkili midir? Bu yazıda, konuya psikolojik bir mercekten yaklaşarak derinlemesine bir analiz yapacağım.…
2 YorumHamam Böcekleri En Çok Neyi Sever? Toplumsal Dinamiklerle Bir Bakış Kimi zaman en küçük varlıklar, bize en büyük dersleri verir. Hamam böcekleri de bu derslerden biridir. Onların en çok sevdikleri şeyleri anlamak, sadece biyolojik bir merak değil; aynı zamanda yaşam koşulları, toplumsal roller ve hatta adalet anlayışımızla da ilişkilendirilebilir. “Hamam böcekleri en çok neyi sever?” sorusuna vereceğimiz yanıt, bir yandan evlerimizi koruma yollarını gösterirken, diğer yandan farklı bakış açılarıyla toplumsal farkındalık yaratır. Biyolojik ve Çevresel Perspektif Hamam böcekleri temelde sıcak, nemli ve yiyecek artıklarıyla dolu ortamları sever. Özellikle yağlı yiyecekler, tatlı kırıntıları ve nemli köşeler onların favori barınma alanıdır. Ancak…
2 YorumAdam Şarkısı Kim Söylüyor? Antropolojik Bir Bakış Açısıyla Kültürlerarası Kimlik, Ritüel ve Topluluk Her kültür, kendi benzersiz tarihini ve toplumsal yapısını bir şekilde yansıtan bir dizi müziksel ifade, şarkı ve ritüel geliştirmiştir. İnsanlık tarihinin her evresi, özgün semboller ve ritüellerle biçimlenmiştir ve müzik, bu kültürel yapının en önemli yansımalardan biridir. “Adam” şarkısının kim söylediği sorusu, aslında bir kültürel kod çözme çabasıdır. Bu şarkıyı söyleyen yalnızca bir ses değil, aynı zamanda toplumunun, kimliğinin ve kolektif belleğinin de bir temsilcisidir. Bir antropolog olarak, bu tür bir soruya yanıt ararken, sadece şarkıyı değil, şarkının ardındaki toplumsal yapıyı, kültürel ritüelleri ve sembolizmi de incelemeliyiz.…
2 Yorum8 Ana Jet Üs Komutanlığı Nerede? Tarih, Strateji ve İnsan Hikâyeleri Uçakların gökyüzünde süzülüşünü izlerken hepimiz içten içe merak etmişizdir: Bu devasa savaş makineleri nereden kalkıyor, kimlerin ellerinde gökyüzüne emanet ediliyor? Türkiye’deki en önemli hava üslerinden biri olan 8. Ana Jet Üs Komutanlığı da işte bu merakın kalbinde yer alıyor. Gelin, sadece haritadaki bir konum değil, bir tarih, bir strateji ve pek çok insan hikâyesi barındıran bu üssün izini birlikte sürelim. 8. Ana Jet Üs Komutanlığı’nın Konumu 8. Ana Jet Üs Komutanlığı, Diyarbakır ilinde yer alıyor. Türkiye’nin güneydoğusundaki bu stratejik şehir, tarih boyunca hem ticaret yollarının hem de askeri stratejilerin…
2 YorumHadde İşçisi Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Hadde işçiliği, demir, çelik ve benzeri metallerin şekillendirilmesi ve işlenmesi işlemleriyle ilgili bir meslek dalıdır. Ancak, bu meslek sadece fiziksel bir işlemden ibaret değildir. Toplumumuzda, özellikle sanayi devrimi sonrası, iş gücünün cinsiyetlere ve sosyal sınıflara dayalı ayrımlarına dair önemli sorular gündeme gelmiştir. Bu yazıda, hadde işçiliğini toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında ele alarak, hem kadınların hem de erkeklerin bu mesleğe dair bakış açılarını inceleyeceğiz. Hadde İşçiliği ve Toplumsal Cinsiyet Hadde işçiliği genellikle fiziksel güç gerektiren bir iş olarak görülür ve bu nedenle geleneksel olarak erkeklerin çalıştığı…
2 Yorum