Aktüel Denge: Felsefi Bir Bakış Giriş: İnsanlık ve Denge Üzerine Düşünceler Hayatın tam ortasında durduğumuzu hissettiğimiz anlar olur. Günümüz dünyası, bizi sürekli bir değişim içinde tutarken, nereye yöneldiğimizi, neyin doğru ya da yanlış olduğunu anlamakta zorluk çekebiliriz. Bazen düşündüğümüzde, bir anlamda dengeyi kaybetmiş gibi hissederiz. Peki, bu dengeyi nasıl anlamalıyız? Dengeyi sadece fiziksel bir durum olarak mı görmeliyiz, yoksa insanın varoluşsal haliyle de ilişkilendirmeli miyiz? Felsefe, insanın içsel ve dışsal dünyasında denge arayışını anlamamıza yardımcı olur. Bu yazıda, felsefi bir perspektiften “aktüel denge”yi ele alacak ve onu etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan inceleyeceğiz. İnsan varlığı, sürekli bir arayış içinde ve…
Yorum BırakEnerji Dolu Fikirler Yazılar
Yorgun Hissetmek Ne Demek? Gerçekten Yorgun Muyuz, Yoksa Sadece Alışkanlık Mı? Bir an durun ve kendinize sorunun cevabını verin: Gerçekten yorgun musunuz? Veya aslında “yorgun hissetmek”, modern yaşamın size dayattığı bir etiket mi? Bu soru, her geçen gün daha fazla kişinin kendi yaşam tarzını ve sınırlarını sorgulamasına yol açıyor. “Yorgun hissetmek” bir durumdan öte, genellikle bir etiket ya da algıdır. Ama gelin, biraz daha derinlemesine bakalım. Gerçekten yorgun muyuz, yoksa bu sadece kendimizi zayıf hissetmemizin bahanesi mi? Modern Hayatın “Yorgunluk” Fabrikası Bugün, çoğumuzun en sık duyduğu kelimelerden biri “yorgunluk”. Fiziksel, zihinsel, duygusal… Yorgunluk, yaşamımızın her alanında bizimle birlikte. Ama şunu…
Yorum BırakPankek Hamuruna Ne Konur? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Hayatın her anında karşılaştığımız seçimler, sınırlı kaynakların nasıl tahsis edileceğine dair bilinçli kararlar almak zorunda olduğumuz durumlarla örülüdür. Ekonomistler, genellikle sınırsız ihtiyaçlar ile sınırlı kaynaklar arasındaki dengeyi kurmaya çalışırken, bir bireyin mutfakta yaptığı seçimler de benzer bir mantığa dayanır. Pankek hamuruna ne konacağı sorusu, aslında ekonomik kararlar alırken karşılaşılan karmaşık bir sorunun yansımasıdır. Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları üzerinde düşünerek, pankek hamurunu nasıl hazırlayacağımıza dair toplumsal, ekonomik ve bireysel düzeydeki etkileri analiz edebiliriz. Piyasa Dinamikleri ve Pankek Hamuru Pankek hamurunun içerikleri, tıpkı bir ekonomik piyasanın işleyişi gibi, arz ve talep dengesine dayalı…
Yorum BırakNetflix Atatürk Dizisini Aldı Mı? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışları, her zaman bir merak konusu olmuştur. Neden bir şeyleri izlerken derin bir bağ kurarız, neden bazı konular bizde güçlü duygular uyandırır? İnsan psikolojisi, her birimizin farklı durumlar karşısında nasıl tepki verdiğimizi ve toplumsal olayları nasıl içselleştirdiğimizi anlamaya çalışırken, kültürel ve tarihi öğelerin insan zihnindeki yeri de önemli bir araştırma alanı oluşturur. Bu yazıda, Netflix’in Atatürk dizisini alıp almadığı meselesini, bir psikolog gözüyle inceleyecek ve dizilerin, özellikle de tarihi figürlerin anlatıldığı yapımların birey ve toplum üzerindeki bilişsel, duygusal ve sosyal etkilerini keşfedeceğiz. Atatürk Dizisi ve İnsan Psikolojisi: Bilişsel, Duygusal ve…
Yorum BırakGiriş: Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, yaşamın en ince köşe bucaklarına dokunur, kelimeler ve imgeler aracılığıyla dünyayı yeniden şekillendirir. Her hikâye, bir anlamın, bir duygunun derinliğine iner. Bu anlamlar, bazen günlük yaşamın sıradan unsurlarından çıkar; kimi zaman da kelimeler, objeler ya da semboller, derinlemesine bir anlam taşır. Edebiyatın temel gücü, bu unsurları birleştirerek insan ruhunun en derin köklerine ulaşmasıdır. “Kılavuz tel” de, edebiyatın bir sembolü olarak karşımıza çıkabilir. Birçok insan için günlük yaşamda basit bir işlevi olan kılavuz tel, edebiyatın parlak zekâsı ve derin anlatım biçimiyle daha büyük bir anlam kazanabilir. Peki, kılavuz tel bir edebiyat metninde neyi…
Yorum BırakKanun‑i Esasi’nin 1909 Değişiklikleri Nelerdir? Tarihsel Bir Analiz Geçmişle İç İçe Bir Giriş: Tarihçi Bakışıyla Kurumsal Kırılmalar Bir tarihçi olarak bazen bir belgenin yalnızca metnini değil, onun altında yatan iktidar, kurumlar, toplumsal düzen ve dönemin ruhu gibi kavramları da okumaya çalışırım. 1876’da ilan edilen Kanun‑i Esasi, Osmanlı İmparatorluğu’nda anayasallığa geçişin sembolüydü; ancak 1909’da yaşanan değişiklikler, sadece bir metin tadili değil, aynı zamanda imparatorluğun siyasi ve toplumsal yönelimlerinde ciddi bir kırılma noktasıydı. Bu yazıda, 1909 değişikliklerini tarihsel süreç, toplumsal dönüşüm ve kurumlarla ilişki içinde ele alıyor; bugünle bağ kurmaya çalışıyorum. 1909 Değişikliklerine Giden Yol: Kurum ve Toplumdaki Dönüşüm İlk olarak, Kanun‑i Esasi’nin…
Yorum BırakOksijen Gazı Solunursa Ne Olur? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Zihnindeki Değişim İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak her zaman farklı olayların, olaylar üzerindeki duygusal ve bilişsel etkilerini gözlemlemeye meraklıyım. Bugün, göz ardı edilen ancak etkileri oldukça derin olabilecek bir konuya değinmek istiyorum: Oksijen gazı solunursa ne olur? Bu sorunun peşinden gittiğimizde, sadece bedensel etkiler değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel dönüşümlerin de gözler önüne serildiğini fark ediyoruz. Oksijen, yaşamsal bir ihtiyaçtır; ancak aşırı oksijen alımı, insanların içsel dünyasında nasıl bir dönüşüm yaratır? Bunu anlamak, insan psikolojisinin farklı yönlerine ışık tutabilir. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Oksijenin…
Yorum BırakHidrokarbonlar Polar Mı? Felsefi Bir Derinlik Arayışı Hidrokarbonlar polar mı? Bu soruya bilimsel bir bakış açısıyla yaklaşmak oldukça basit olabilir. Ancak eğer bu soruyu felsefi bir açıdan ele alırsak, karşımıza sadece bir kimyasal özellik değil, derin etik, epistemolojik ve ontolojik sorular da çıkabilir. Hayatımızda her şey, bazen gözlemlerden, bazen de kalıplara sığmayan sorulardan beslenir. Peki, bir madde ile ilgili bu kadar teknik bir sorunun, insanın varlık, bilgi ve etik anlayışına nasıl bir etkisi olabilir? Şimdi bu soruyu felsefi bir düzeyde incelemeye çalışalım. Ontolojik Perspektif: “Gerçekten Bilmek” Ontoloji, varlık bilimi, nedir ve nasıl var oluruz sorusuna yanıt arar. Hidrokarbonların polar olup…
Yorum BırakKanuni Sultan Süleyman İç Organları Neden Ayrı Gömüldü? Bugün İstanbul’da sıradan bir iş günü. Sabah ofise geliyorum, bilgisayarımı açıyorum, ama bir şekilde aklımda Kanuni Sultan Süleyman’ın iç organları neden ayrı gömüldü sorusu var. Evet, gerçekten… Hani bazı konular vardır, zihnin bir köşesinde dönüp durur, sen de anlamaya çalışırken bir türlü kafanı toparlayamazsın. Kanuni Sultan Süleyman’ın iç organlarının gömülmesi, işte öyle bir şey. Ama neden bu kadar ilginç bir mesele haline geldi? Ne anlamı var ki? Hadi, gelin biraz üzerinde düşünelim. Kanuni Sultan Süleyman Kimdir? Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük hükümdarlarından biriydi. 16. yüzyılda Osmanlı’yı zirveye taşıyan bir figür.…
Yorum BırakDuyarlılık Reaksiyonu Ne Demek? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Bir Ekonomistin Düşünceleri Ekonomi, sınırlı kaynaklarla en iyi şekilde nasıl kararlar alınacağını sorgular. Her seçim, bir fırsat maliyeti taşır; yani bir kararın sonucu, başka bir olasılığın terk edilmesiyle gelir. İnsanlar ve toplumlar, kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaya çalışırken, bu süreçte duyarlılık (veya esneklik) gibi faktörler de devreye girer. Bugün, ekonominin temel yapı taşlarından biri olan “duyarlılık reaksiyonu” terimine odaklanacağız. Peki, duyarlılık reaksiyonu nedir ve ekonomik bağlamda ne anlama gelir? Duyarlılık reaksiyonu, ekonomide genellikle bir değişkene (örneğin fiyat, gelir, talep) karşı insanların veya piyasaların gösterdiği tepkiyi ifade…
Yorum Bırak